Devalüasyon Olur mu? Doların Artışına Önlem

Son günlerde gündemimize bomba şeklinde düşen mevzu bildiğimiz suretiyle dolardaki artıştır. Bu artışın pek oldukça sebebi vardır. Bu yüzden vakası tek bir sebep zemininde değerlendirmek doğru olmayacaktır. Yalnız sebep her ne olursa olsun dolardaki artış, bu para birimi ile münasebetimizden dolayı ülke olarak bizi de etkilemektedir. Yorum yapabilmek için ilk olarak kıymet düşürme şeklinde tutumsal terimlerin ne anlama geldiğini bilmeliyiz. Kurdaki artış vatandaşın alım enerjisini zorluyor, Türk para birinin kıymetini düşürüyor ve zedeliyor. Olayın vahametini anlamak adına şu örneği vermek yerinde olacaktır. Ülkemizdeki asgari ücret şu an  tam olarak 387 dolar ediyor. Sebep netice ilişkisi kurarak dolardaki artışın sebeplerini, ülkede kıymet düşürme olup olamayacağını ve mevzu ile ilgili alınabilecek önlemleri anlatmaya çalışacağız.

Kıymet düşürme Nedir?

Kıymet düşürme ulusal para biriminizin dünyada geçerli diğeri para birimleri tarafınca kıymet kaybetmesi anlamına gelir. Tersi revalüasyondur. Özetlemek gerekirse özetle paranızın beş para etmemesi durumu olarak tabir edilebilir. Yalnız ülkenin selameti açısından bu yola başvurulduğu görülmüştür. Dış tecim mevzusunda bir açık yaşanıyor ise ülkede kıymet düşürme uygulamasına gidilerek bu açık kapatılmaya çalışılır. Döviz karşısında ulusal para biriminin kıymet kaybetmesinin pek oldukça sonucu vardır. Bunlardan bazıları;

devalüasyon-nedir

Kıymet düşürme ulusal para biriminizin başka ülke para birimleri karşısında kıymet kaybetmesi durumudur.

  • Azca ithalat yapılarak açık kapatılmaya çalışılır.
  • Ülkedeki satın alma gücü azalır. 
  • İthalat azalırken ihracatta artırıma gidilir.
  • Dış tecim açığının tesirleri azaltılmaya çalışılır.
  • Ülkenin ulusal gelirinin artırılması hedeflenir. İhracatın artırılmasının sebebi budur.
  • İhraç edilecek olan malların talebi karşılıyor olması gerekir.

Organik olarak tüm bu sonuçların etkili olabilmesi için diğeri ülkelerden herhangi bir hamle yapılmıyor olması gerekir. Karşı kıymet düşürme yapılırsa amaca ulaşılamaz. Enflasyon da takip edilmelidir. Kıymet düşürme uygulamasına gidilmesinin tek sebebi para biriminizin kıymet kaybetmesi değildir. İhracat oranlarını çoğaltmak isteyen bir ülke kıymet düşürme uygulayabilir. Enflasyona müdahale edilemediği durumlarda İMF tarafınca meydana getirilen ikazlar ile gene devalüasyona gidilebilir.

Doların seyri

Vatanımızda daha ilkin oldukça kez kıymet düşürme uygulaması yapılmıştır. Burada belirleyici etken genel olarak Amerikan Doları olmuştur.

devalüasyon-tarihi

Vatanımızda 9 kez kıymet düşürme uygulaması yapılmıştır.

7 Eylül 1946’da  yüzde 54,3 oranında,
4 Ağustos 1958’de yüzde 68,9 oranında,
10 Ağustos 1970’te yüzde 40 oranında,
21 Eylül 1977’de yüzde 9,1 oranında,
1 Mart 1978’de yüzde 23 oranında,
10 Haziran 1979’da yüzde 43,7 oranında,
24 Ocak 1980’de yüzde 32,7 oranında,
5 Nisan 1994′ te yüzde 51 oranında,
22 Şubat 2001’de yüzde 28,4 oranında, kıymet düşürme uygulaması yapılmıştır.

Kriz Olur Mu?

Bazı kesimler Türkiye’ de bir krizin olacağını dile getiriyor. Üstelik bu krizin geçmiş yılların kalıntıları olduğu konuşuluyor. Döviz kurunun sürekli artması, ülkedeki alım enerjisini de zorluyor. Krizin ilk olarak inşaat firmalarını etkileyeceği söyleniyor. Halk nezdinde günlük hayata fiyatlar nezdinde yansıyan vakalar, ülke genelinde enflasyon ve işsizlik verilerine bakılarak daha iyi ifade edilebilir. Ne yazık ki ülkemiz dışa bağımlı bir ülke. Sıcak para ve yabancı ana paraya büyük oranlarda bağımlılık yaşadığımız şu dönemde ülke ekonomimiz de duyarlı bir hal aldı. Kredi kartı oranlarının ve kredi alımlarının da arttığı göz önünde bulundurulursa ekonomistler Türkiye’nin tıpkı 2002‘ deki şeklinde bir hal alacağından dem vuruyorlar. Yalnız hükumet kanadından gelen açıklamalara bakılırsa finansal saldırıların geçeceği ve bu durum atlatıldıktan sonrasında lüzumlu yaptırımların devreye konulacağı belirtiliyor. Mevzu ile ilgili Merkez Bankası da bir ekip önlemler almış durumda. Ekonomistlerin bu yorumlarına rağmen işin bir de siyasal ayağı var. Erdoğan, ekonomi tetikçilerine teslim olunamayacağını söylüyor. Ekonomik sebepler bir yana, kur artışının sebebini tamamen Papa Brunson‘un tutuklanmasına bağlayanlar da var. Bu mevzuya da açıklık getirmek gerekiyor.

değer-kaybeden-para-cinsleri

Yılbaşından itibaren kıymet kaybeden para cinsleri

Bu oranlar yılbaşından itibaren TL para cinsinin yaşamış olduğu kıymet kaybını göstermektedir. Yılbaşında 1 Dolar 3.76 TL etmekteydi. Bu günkü seviyeye baktığımızda doların seyrinin ne kadar vahim olduğu anlaşılmaktadır.

Papaz Brunson Davası ve Dolara Tesirleri

Papaz Brunson 2016 yılı Ekim ayında eşi ile birlikte ifadelerinin alınması için emniyete çağırılmıştı. Yalnız FETO/PDY vakaları sebebi ile şüpheli durumda görülerek içeri alındı. Eşi ise on üç gün sonrasında özgür bırakıldı. İzmir Cezaevinde olduğu sırada Türkiye Cumhuriyeti hükumetine son vermeye girişim, TBMM’ yi ortadan kaldırmaya girişim, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya girişim şeklinde suçlardan hakkında tutuklama sonucu verilmişti. Ile ilgili suçlamaları kabul etmeyen Brunson tahliye talebinde bulunmuş oldu yalnız talebi kabul görmedi. Brunson hakkında hem PKK hem de Gülen terör örgütlerine çalmış olduğu yönünde suçlamalar bulunmaktadır. Gizli saklı saklı kalması gereksinim duyulan devlet bilgilerini sızdırdığı öne sürülen sebebi ile hakkında yirmi yıl hapis istemi bulunmaktadır. Ek olarak Brunson’ un terör örgütü üyesi pek oldukça kişi ile görüşme yapmış olduğu da elde edilmiş bulgular arasındadır. Papaz’ ın evinde meydana getirilen incelemede örgütler ile ilgili dijital ortamda olan pek oldukça bulguya rastlanmıştır. Türkiye’deki Gezi Parkı eylemlerine destek verdiğinin altı çiziliyor. Yalnız Papaz ve avukatı tüm bu iddiaları reddediyor ve ortada kabahat olarak kabul edilecek yasa dışı herhangi bir olayın olmadığı ifade ediyorlar. Papa şu an sağlık sorunları sebebi ile ev hapsinde tutuluyor.

brunson-davası

Andrew Brunson piyon niteliği taşımaktadır.

ABD Başkan Yardımcısı Pence, din özgürlüğü adı altında düzenlenen konferansta Andrew Brunson’un salıverilmemesi halinde ABD’nin Türkiye’ye ciddi yaptırımlar uygulayacağını söylemişti. Hatta olayın sonuçlarına katlanırsınız şeklinde tehditkar söylemleri de olmuştu. Bu olayın üstünden yalnızca 60 gün geçti. Dolardaki yükseliş akıllara Pence’ in sözlerini getirdi. ABD hükumeti her ne kadar Papaz’ın özgür bırakılması gerektirme ettiğini düşünüyorsa da hükumetin bu mevzuda tek bir çözüm yolu var; Papaz ile FETÖ/PYD liderinin değiş tokuş yapılması. İngiltere’ deki dergilerden olan The Economist’ e bakılırsa ise Brunson iki ülke içinde piyon görevi görüyor. ABD yetkilerinden gelen açıklamaya bakılırsa ise ABD- Türkiye ilişkilerinin düzelmesi tamamen Brunson’ un eve dönüşüne bağlanıyor. 

trump-tweet

ABD 45.başkanı Donald Trump’ un Adrew Brunson’un özgür bırakılması ile ilgili paylaşmış olduğu tweet

Geçtiğimiz hafta bir Türk heyeti ABD’ye gitti. Görüşmeler sonrası Dış İşleri Bakanlığı tarafınca görüşme yapılacağı söylemi üzerine dolar 5,10 seviyelerini inmişti. Yalnız heyetin Türkiye’ ye geri dönmesi üzerine bu günkü dolar fiyatına bakıldığında hiçbir somut sonucun elde edilemediği barizdir. 13 Ağustos 2018 itibari ile 1 dolar 6,9205589  Türk Lirası tutarındadır. ABD’ nin uygulamaları yalnız kuru çoğaltmak yönünde değil, hem de çelik ve alüminyuma yönelik vergilerin de iki katına çıkarılması da söz mevzusudur.

trump-tl-tweeti

Trump’ ın ülkemiz ile ilişkilerini yorumladığı paylaşımı

Türk Lirasının haftalık kaybı %27 seviyelerine ulaştı. Merkez Bankası dolar için lüzumlu önlemleri almaya başladı.

Merkez Bankasının Dolar Karşısındaki Kararları

Merkez Bankası 13 Ağustos 2018 zamanı itibari ile yapmış olduğu açıklamada bankaların gereksinim duydukları tüm finansal deposu karşılayacaklarını belirtti. Ülkedeki finansal anlamda olan istikrarın sağlanması amacı ile Merkez Bankası elindeki tüm imkanları sunacağını beyan etti. Mevzu ile ilgili birçok önlem hazırlandığının açıklaması yapılmış oldu. Bu sayede piyasa mevzusunda kaygı yaşayanlara da bir güven verilmiş olacağı söz mevzusudur.

Yalnız Türk milleti zor dönemlerden bile gülmece ile sıyrılmayı bilmiştir.

twitter

Merkez Bankasının Almış olduğu Tedbirler

Meydana getirilen açıklamaya bakılırsa ülke ekonomisindeki istikrarın devam etmesi amacı ile aşağıdaki önlemler alınmıştır. Yalnız lüzumlu görülmesi halinde bu önlemler haricinde değişik yaptırımların uygulanabileceği de belirtilmiştir. Merkez Bankasının döviz kurundaki artış karşısında almış olduğu önlemler;

  • Bankalara gereksinim duydukları Türk Lirası likidite (Paraya çevrilecek varlıklar/ Likiditesi en yüksek olan varlık eşeysel paradır.) sağlanacaktır.
  • Döviz depo imkanı sağlandı. TL için finansal kuruluşların kullanabileceği depo limitlerini 7,2 milyar eurodan 20 milyar euroya çıkardığını duyurdu.
  • Finansal kuruluşların teminatlarının indirilmiş değerlerinde 3,8 milyarlık Türk Lirası cinsinde artış olması beklenmektedir.
  • Fon gereksinimi olan zamanlarda vadenin 6-10 gün olması durumunda birden fazla repo(kıymetli kağıt satma işlemi) ihalesi yapılabilecektir.
  • 3 ay vadeli olarak repo ve depo satışının yapılacağı ihale açma durumu mümkün kılınmıştır.
dolar

T.C. Merkez Bankası tarafınca dolar kurunda yaşanmış olan artış ile ilgili birçok tedbir alınmıştır.

  • Repo işlemi yerine aynı vade ve faiz oranları ile birlikte depo işlemi uygulanabilecektir.
  • Bankaların düzgüsel koşullarda 1 hafta depo vadesinden yararlanırlar. Yalnız düzenleme ile bir haftaya ek olarak 1 ay vade imkanı tanınmıştır.
  • Merkez Bankasından efektif (Derhal kullanılacak olan nakit anlamına gelir.) temin etmek mümkündür.
  • Bankalar döviz deposu olarak elli milyar dolarlık limitlerini artırabilecektir.
  • Piyasa istikrarının bozulmaması için her türlü önlem alınacaktır.
  • Karşılık oranlarında da değişikliğe gidilmiştir.
  • TL karşılık oranlarında 250 baz puan indirimi olmuştur.
Yabancı Para Diğeri Yükümlülükler Mevcut Karşılık Oranları Düzenleme İle Değişen Karşılık Oranları
1 yıla kadar % 24 % 20
2 yıla kadar % 19 % 15
3 yıla kadar % 14 % 10

Bu hamleler ile vatanımızda 12 milyarlık likidite elde edilmiştir. Yalnız ülke ekonomisinin düzelmesi adına Papaz’ ın salıverilmesini düşüneneler de yok değildir. Bu durum ise ülkedeki adaletin sorgulanması manasına gelir. Hükumet tüm söylemlere rağmen Papaz’ ın özgür bırakılmasının mümkün olmadığının altını çizmektedir.

Dolar bazında tecim ve inşaat icra eden şirketlerin münasebeti bu para birimi ile her ne kadar fazla ise de bu sivil halka fiyat artışı olarak yansımaktadır. Bu durumun bertaraf edilmesinin Merkez Bankasının önlemleri ile mümkün olup olamayacağını süre gösterecektir. Sonumuz hayrolsun inşallah.

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]

ilginizi çekebilir

Anadolu Bank Personel Alımı Ne Zaman Yapılacak, Nereye Başvurulur?

Anadolu Bank personel alımı, bankanın her yıl belirli aralıklarla açmış olduğu ve genişleyen yapısını daha …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir